16 Ağustos 2013 Cuma

İtalya Gezisi / Verona & Garda Gölü & Milano ✈

İtalya gezimizin son gününe geldik :( Yeni yerler görmenin verdiği mutluluk, bitecek olmasının verdiği burukluk, ama bir taraftan da ayaklarımızın ağrımış olması ve yorulmuş olduğumuz gerçeğiyle eve dönecek olmanın heyecanı içinde bööyle karışık garip bir gün oldu son gün :) Hem yorgunduk, hem hala bi yerler görmek istiyorduk, hem de aslında ne kilise ne tarihi yapı ne heykel görecek halimiz kalmıştı :) İşte bu duygularla başladığımız İtalya'nın kuzeyinde geçireceğimiz son günümüzün ilk durağı, Verona.

Verona'da klasik olarak şehrin en önemli meydanını, sarayını, kiliselerini gördük tabi ki ama ben onlarla ilgili bişey anlatmıycam, hatırlamıyorum da zaten :) Gelin bu güzel şehrin sokaklarında gönlümüzce dolaşalım..













Şehrin pazarını da turlamış "Macedonia" adı verilen bardakta satılan meyve salatalarından alıp serinlemiştik :)

















Verona'nın en güzel sürprizi :) Shakespeare'in ölümsüz eseri Romeo ve Juliet'in meşhur balkon sahnesindeki balkon.. Shakespeare'in eserinde gerçek bir hikayeden esinlendiği ve bu evde Juliet'in yaşamış olduğu aslında kesin bir bilgi değil ama yine de herkes buna inanmak istiyor sanırım.. Tıpkı benim gibi.. Ben de bu evin bahçesine girdiğimde, bu balkona baktığımda izlediğim oyun canlandı gözümde, o balkonda güzel Juliet'i, yanında da romantik Romeo'yu gördüm sanki.. 




Juliet: 
   Ah, Romeo, Romeo!
Neden Romeo'sun sen?

İnkar et babanı, adını yadsı!

Yapamazsan, yemin et sevdiğine,
Vazgeçeyim Capulet olmaktan ben.




Aşk kilitleri 






Bahçedeki şirin dükkandan küçük bir Romeo&Juliet resim çerçevesi almıştık :)





Sonraki durağımız İtalya'nın en büyük gölü olan Garda Gölü ve gölün kıyısındaki Sirmione Kasabası.
Bunca tarihi eser ve şehir gezisinden sonra biraz doğa hepimize iyi gelmişti açıkçası :) Gölün kıyısında ve bu şirin tatil kasabasında yorgunluğumuzu atıp bol bol temiz hava alıyoruz :) 











Kasabada çevre ülkelerden tatil için gelmiş çok sayıda turist de vardı, denize uzak yerlerde yaşayanların sıklıkla tercih ettiği bir tatil yeriymiş burası, bu yüzden çok sayıda otel de var :)














İtalya'daki son durağımız modanın merkezi Milano'dayız...

İlk gördüğümüz yapı da sivri kuleleri ve ilginç heykelleriyle Gotik tarzın en önemli eserlerinden Duomo di Milano (Milano Katedrali). İhtişamına hayran kalmamak mümkün değil..












Bu zengin ve gösterişli şehrin en önemli merkezlerinden biri, Galleria Vittorio Emanuele II. Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden sayılan bu kapalı çarşı şu an birçok pahalı markanın mağazalarına, restoranlara ve cafelere ev sahipliği yapıyor. Mağazaların tabelalarının tarihi yapıyı bozmamak için siyah üstüne dore renkte olma zorunluluğu ve yerdeki işlemeler beni etkilemişti. Bunun dışında çok da etkilendiğimi söyleyemem, İstanbul'daki tarihi çarşıların hepsi bence çok daha güzel ve etkileyici..









Kubbenin etrafında bu dört resim yer alıyor, her biri birer kıtayı simgeliyormuş..





La Scala' ya da uzaktan bir bakış atıyoruz.. Bu tarihi ve meşhur opera binasının önündeki balkon kısmı rehberimizin dediğine göre yoldan görüp dikkat çekebilmesi ve arabalarından inen uzun elbiseli bayanların yağmurdan korunup hemen içeri girebilmeleri için inşa edilmiş :) Keşke 1800'lerde uzun kabarık elbiselerimizle arabamızdan inip kandillerle aydınlatılmış salonda harika bir opera izleme fırsatımız olsaydı :) 




Tarihin tozlu sayfalarından sıyrılıp lüks mağazalarla dolu Milano sokaklarına geri dönüyoruz.. Bu lüks mağazalardan olmasa da daha sıradan yerlerden kısa süren ama bol ganimetli bir alışveriş yapmayı da ihmal etmiyoruz :)





Alışveriş sonrası hafif hafif atıştırmaya başlayan yağmur altında Duomo'ya karşı bişeyler yudumlayarak Milano'daki son keyifli dakikalarımızı geçiriyoruz :)



Bunun sonrasında bizi biraz çileli bi gece bekliyor :) Gece 23:45' de aktarmasız direkt İzmir'e uçacak uçağımız hava alanını yağmur sularının basması sebebiyle 03:30 civarı kalkıyor ve biz bir süre hava alanında bir süre de uçağın içinde sefil oluyoruz, yorgunluktan ve açlıktan ölmüş bir halde havalanıp, karnımızı doyurur doyurmaz uyuyakalıyoruz ve sabah 6:30'da İzmir'e geri dönüyoruz..


Evet yağmurlu ve rötarlı bir dönüş oldu ama herşeye rağmen unutulmaz 6 gün geçirdik İtalya'da :)
İlk İtalya postumda da söylediğim gibi gitme fırsatı bulamayanlara ufak bi gezi olsun, gitmek isteyenlere fikir olsun, gitmiş olanların da anıları tazelensin istedim :) En çok da üzerinden bir yıl geçmişken zor hatırladığım anılarım iyice silinmeden kendi hatıralarımı yıllar sonra da okumak için yazmak istedim :)

İtalya'ya artık veda ediyoruz..
Umarım keyifli bir gezi olmuştur :)


Bu da canım sevgilimin İtalya hatırası fotoğraflarımız için uğraşıp bastığı CD'miz :) Üzerindeki görselleri ve içindeki hatıralarımızı çok seviyorum 




Sevgiler..




3 yorum:

  1. Avrupa'da en sevdiğim ülkedir İtalya.İzninizle bloğunuzu izlemeye aldım kardeşim.

    İyi pazarlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Biraz geç gördüm yorumunuzu ama kusura bakmayın :)
      İyi haftalar..

      Sil
  2. Çok güzel bir gezi yazısı olmuş, ellerinize sağlık.
    Verona & Garda gölü için şu sitede de çok ilginç resimler var:
    http://www.dunyayigeziyorum.com/2014/04/verona-garda-gezi-rehberi.html

    YanıtlaSil