1 Ağustos 2013 Perşembe

İtalya Gezisi / Vatikan ✈

İtalya postlarımıza Roma'daki 2. günümüzle devam ediyoruz. Aslında Roma'daki 2. günümüzün çoğu Vatikan'da geçtiği için postumuzun başlığı Vatikan :) İlk İtalya postumda söylediğim gibi ilk 2 günü tur kafilesinden bağımsız geçirdik. İlk gün Pompei'yi ziyaret eden kafilemiz, 2. günü Vatikan ve Roma'yı gezerek geçirdi. Aslında Vatikan'ı sadece 45 dk görerek, Roma'da da tur otobüsünde bir tur atıp sonra birkaç saat ne yapacaklarını bilmeyerek güneşin altında dolanıp, akşam 7 gibi ölmüş vaziyette otele dönerek geçirmişler. Hiçbiri memnun değildi bu durumdan, ben onların yalancısıyım :) Bizse ilk gün Roma'yı güzelce gezmiş olduğumuz için 2. günü de dilediğimiz gibi planladık. Sabah kafilemizle birlikte otobüslere binip Vatikan'a gittik. Vatikan'ın girişinde 10 dk rehberimizi dinledikten sonra kafileyle olan ilişkimizi kesip "Biz 45 dk sonra geri dönmeyeceğiz" diyerek yaklaşık 4-5 saatimizi Vatikan'da geçirdik. Çok da iyi yaptık, çünkü onlar bizim gördüğümüz hiçbir şeyi görme fırsatı bulamadılar :)


Aziz Petrus Maydanı'na panoramik bir bakış atıp Vatikan gezimize başlayalım :)

Görsel alıntıdır

Aziz Petrus meydanı bu fotoğraflardan çok anlaşılmasa da elips şeklinde, büyük ve etkileyici bir meydan.  İki tarafı sütunlarla çevrili, ortasında Mısır dönemine ait bir dikilitaş bulunan meydanda tam karşınızda duran devasa kilise ise Katolikliğin merkezi olan Aziz Petrus Bazilikası. Burası bir ibadet merkezi olduğu için eğer benim gibi dikkatsizseniz şortunuzun üzerine şal bağlayarak içeri girmek zorunda kalabilirsiniz :)



Bu fotoğraflardan büyüklüğü kesinlikle anlaşılmıyor biliyorum, hatta yanına gittiğinizde bile ne kadar büyük olduğunu anlayamıyorsunuz. "Vaaay bee" demek için içini mutlaka görmeniz gerek. 
Merak etmeyin birazdan hep birlikte içeri giricez :)
Kilisenin ön cephesinde üstünde azizlerin kocaman sıra sıra heykellerini görüyorsunuz.


Vatikan Roma'nın içinde, çevresi duvarlarla çevrili, Katolik kilisesinin merkezi olan değişik küçücük bir ülke. Devlet başkanı da Papa. Aşağıda da Vaitkan'ı ve Papa'yı korumakla yükümlü bir İsviçreli Muhafız görüyorsunuz. Geleneksel giysileriyle bence çok komik görünüyorlar :)




Vee burda görünmese de koca bir kalabalıkla beraber içeri giriyoruz :)








Güneş ışınlarının bu görüntüsü kilisenin popüler özelliklerinden, ben de gerçekten güzel an yakalamışım yahu ;)



Kilisenin iç mimarisi ve içindeki tüm eserler çok etkileyiciydi. Ancak bizi en çok etkileyen eser Pieta oldu. Pieta'da Michelangelo İsa'nın cansız bedenini Meryem'in kucağında tasvir etmiş. Yıllar önce yaşanan bir saldırıdan bu yana heykel cam bir bölmenin içinde muhafaza ediliyor.

Meryem Ana'nın üstündeki kuşakta Michelangelo' nun adı yazıyor. Kilisenin inşası sırasında Michelangelo'nun bir işçinin bu eseri kendi yapmış gibi anlattığını duyduğunu ve bunun üzerine ilk kez bir eserini imzaladığını anlatmıştı rehberimiz.


Heykel gerçekten çok gerçekçi ve çok etkileyiciydi, dakikalarca seyrettik. Benim çektiğim fotoğrafta bedenlerinin gerçekçiliği, kumaşın kıvrımları ve heykelin parlaklığı belli olmuyor, flu çıkmış fotoğrafım. Ama internetten bulduğum bu fotoğrafta heykelin gerçekliğini ve mermerin parlaklığını çok net görebilirsiniz.

Görsel alıntıdır


Kilisenin içinde epey dolanıp büyüklüğüne hayran kaldıktan sonra yukarıda balkonda dolanan insanları görüyoruz ve oraya çıkmaya karar veriyoruz :) İşte bu noktada asansör ya da merdiven kullanma tercihinize göre belli bir ücret ödeyip yukarı çıkabilirsiniz. Biz de asansörü seçip yukarı çıkıyoruz. Ve ağzımız açık aşağıya bakakalıyoruz. Gerçekten bu kadar yüksekte miyiz, bu insanlar bu koca yapıları o yıllarda nasıl yapmışlar düşünceleri eşliğinde kuş bakışı izliyoruz kilisenin içindeki karınca adamları :)
Buraya kadar geldiyseniz yukarı kesinlikle çıkmalısınız.







Eveeet balkona kesinlikle çıkmalısınız ama devamı için aynı şeyi söyleyemiycem, çünkü durup iyi düşünmeniz gerek. Bizim amacımız balkona çıkmaktı çıkacak daha başka bir yer olduğunu da bilmiyorduk ama meğer kilisenin kubbesine çıkmak için vermişiz o parayı :) Asansör var diye sakın sevinmeyin çünkü asansör kullanmayanlar 500 basamak çıkıyorsanız, asansör kullananlar da 300 basamak çıkıyor(sayıları attım hatırlamıyorum çünkü) Bu basamaklar bitmek bilmiyor, bi rahatsızlığınız, kapalı alan fobiniz falan varsa gerçekten iyi düşünün, bizi uyaran olmadı ben sizi uyarıyorum :)

Mesela burada son basamaklarda hala panik atak geçirmemeye çalışan ve bacakları tutmakta zorlanan halimizle attığımız son adımlarımızı görüyorsunuz. Çıkmayı düşünenler gerçekten iyi düşünsün! Kafanızı eğip çıkmak zorunda olduğunuz basamaklar, halata tutunarak çıktığınız basamaklar, arkanızda önünüzde bir sürü insan, bitmek bilmeyen çeşit çeşit bölüm bölüm basamaklar ve sadece birkaç yerde karşınıza çıkan pencereler! 



 Amaa tüm bu çilenin sonunda yüzünüze rüzgar değdiğinde Aziz Petrus Meydanı'na ve Roma'ya bu yükseklikten bakıyor olmak hepsini unutturuyor. Azizlerin sıra sıra heykellerini girişten hatırladınız mı? Evet yakından daha da büyükler.







Şimdi biraz da diğer tarafa gidip yemyeşil Vatikan'a bakalım.




Yukarıda yarım saat kadar kalıp bu manzaranın tadını çıkardıktan sonra asansör bozulduğu için yolun tamamında merdivenleri kullanarak geri iniyoruz :)





Aziz Petrus Bazilikası'nı bu güzel deneyimle terk ettikten sonraki durağımız Vatikan Müzeleri. Günün büyük kısmı aslında burada geçti, çünkü oldukça büyük bir müze, hatta müzeler silsilesi :) Her yerini gezemedik, çünkü bir yerden sonra ayaklarımız çok ağrıdı, bir an önce Sistine Chapel' e ulaşmak için bazı yerleri es geçtik. Vatikan Müzeleri'nde birçok bölüm                                             ve birçok önemli eser var, fotoğrafladıklarımdan bazıları..









Şu tavanların güzelliğine bakar mısınız






Ve sonunda Sistine Chapel.. Aslında içeride fotoğraf çekmek yasak ama bu yasağa uyan kimse yok, ben de birkaç fotoğraf çekmişim.. Gördüğünüz duvardaki eser de Michelangelo'nun Mahşer Sahnesi adlı kendisini de resmettiği inanılmaz eseri.. 
Sağ tarafta orta kısımda elinde, vücusuSistine Chapel'de Michelangelo'nun Adem'in Yaratılışı, Kıyamet Günü gibi fresklerinin yanı sıra farklı Rönesans sanatçılarının da birçok eseri bulunuyor. Aslında içi boş koca bir kilise düşünün ama duvarları tavanları muhteşem eserlerle süslü değişik bir havası olan bir yer Sistine Chapel.. 






Vatikan Müzeleri'nden ayrılıyoruz..




Açık havayı özlemiş şekilde Tiber Nehri kıyısında akşam yürüyüşü yapıyoruz..



Roma'da gitmek isteyip de saat geç olduğu için giremediğimiz yerlerden biri Sant'Angelo Kalesi..






Roma sokaklarında biraz daha dolaşıp, açık bulabildiğimiz nadir dükkanlardan küçük hatıralar toplayıp, bizden başka turist olmayan bu güzel mekanda leziz yemekler yiyerek Roma'daki son günümüzü tamamlayıp Roma'ya veda ediyoruz..


Sen ne güzel şehirsin Roma..


Başka güzel şehirlerle İtalya gezimize devam edicez :)

✈  ✈

Sevgiler..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder